Ramazan Ayı Ne Zaman 2023 İmsakiye

Bildir
Soru

Lütfen bu sorunun neden rapor edilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.

Bildir
İptal et

Ramazan Ayı Ne Zaman 2023 İmsakiye

Ramazan Ayı Ne Zaman 2023 İmsakiye: Ramazan (Arapça: رمضان), Hicrî takvime göre 9. ay ve İslam dininin inancına göre Peygamber h.z. Muhammed’e Kur’an ayetlerinin inmeye başladığı, aynı zamanda Müslümanlarca oruç tutulmaya ve Terâvih Salat’ına başlanılan aydır.

Bu ayda oruç tutmak, İslam’ın beş temel şartından biridir. Ay’ın hilal görünümünün ilk görülüşünden itibaren 29 veya 30 gün boyunca Ramazan’ın sürdüğü, hadislerden alıntılanarak hesaplanmıştır.

Ramazan ayının başlangıcını işaret eden hilal şeklinde görünen Ay. İran’da Ramazan’da Kur’an okunması. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dubai şehrinde toplu iftar yemeği. Endonezya’nın Batı Sumatra kentindeki bir camide Teravih namazı. Geleneksel bir iftar yemeğinde servis edilen yiyecekler. Kudüs’te Ramazan süslemeleri. Tayvan’da zekat bağış kutuları.

Diğer dillerde ramazan nedir:

Arapça: رمضان

Azerice: Ramazan

Bengalce: রমজান (Ramajāna)

Endonezce: Ramadan

Farsça: رمضان (Ramazān)

Hintçe: रमज़ान (Ramzān)

İngilizce: Ramadan

İspanyolca: Ramadán

Kürtçe: ڕەمەزان (Remezan)

Türkçe: Ramazan

Urduca: رمضان (Ramzān)

Ramazan ayı önemi

Yardımlaşma, bereket, tövbe ve hoşgörü ayıdır.

Ramazan Ayı yapılacaklar

Oruç tutmak

Fitre ve zekat vermek

Teravih namazı kılmak

Ramazan Ayı yapılanlar

İftar, sahur, Ramazan davulu, gölge oyunu, Ramazan pidesi, Ramazan şenlikleri, camilere mahya asmak, askıda pide, fıtır sadakası, Kur’an hatmetmek vb.

Ramazan Ayı Ne Zaman 2023 İmsakiye

2023 Ramazan ayı 23 Mart Perşembe günü başlayıp 20 Nisan Perşembe günü son bulacak.

Şafaktan gün batımına kadar oruç tutmak; akut veya kronik hastalığı olan, seyahat eden, aşırı yaşlı, emziren, hamile, şeker hastası ve ergenliğe girmemiş olan kişiler dışında tüm Müslümanlar için farzdır (zorunludur). Şafak öncesi yemeğe sahur, orucun bozulduğu akşam yemeğine ise iftar denir.

Orucun manevi mükafatlarının (sevap) Ramazan ayında katlanarak arttığına inanılır.

Bu inanca göre Müslümanlar, sadece yiyecek ve içecekten değil, aynı zamanda tütün ürünlerinden, cinsel ilişkilerden ve günahkar davranışlardan da kaçınırlar; bunun yerine kendilerini daha çok namaza ve Kur’an okumaya adarlar.

Ramazan, “kuru sıcak” anlamına gelen ramaḍ kökünden veya “güneşin güçlü ısısından çok fazla kızmış olan yer” manasındaki ramdâ’ kelimesinden türediği düşünülmektedir.

Bunun nedeni, muhtemelen Ramazan orucu ibadeti ilk uygulanmaya başlandığında yaz aylarına tekabül ediyor olmasıdır. Yine de kaynaklarda bu aya niçin ramazan adının verildiği hakkında farklı açıklamalar yer alır.

Ancak en fazla kabul gören yoruma göre bu ay, rastladığı mevsim gereği çok sıcak ve yakıcı bir özelliğe sahip olduğu için bu adla anılmıştır.  Kamerî aylar belirli mevsimlerde sabit olmayıp farklı mevsimleri dolaştığı için bu izahı benimseyen bilginler, Arapların kamerî ayların eski adlarını değiştirirken her aya tesadüf ettiği zamanın özelliğine göre isim verdiklerini, ramazan isminin konulmasının da şiddetli sıcaklığın hüküm sürdüğü bir mevsime denk geldiğini belirtir. Bazı kaynaklarda Arapların bu isimleri tespit ederken soğuk ve sıcağın aylara göre yer değiştirdiğini bilmedikleri kaydedilmektedir.

Türkiye Ermenisi yazarı Sevan Nişanyan’ın verdiği bilgilere göre Ramazan, İslam öncesindeki Arapların Ay takviminde Temmuz ile Ağustos aylarına verilen isimdir. Bu takvimde aylar, 12+1 sistemi (3 yılda bir ilave edilen 1 ay) sayesinde en fazla 30 günlük kaymalarla yılın aynı zamanlarında yaşanmaktaydı.

Günümüzde Ramazan ayının zamanı, Ömer’in halifeliği zamanında düzenlenen Hicri takvime göre belirlenmiştir.[13] Hicri takvim bir Ay takvimi olduğu için bir yılın uzunluğu, miladi takvimden 11-12 gün daha kısadır. Bunun sonucu olarak Ramazan ayı her sene miladi takvimde öne kayar. Yaklaşık olarak her 32 senede bir, Ramazan ayı aynı tarihlere denk gelir.

Günümüzde Azerbaycan, İran, Hindistan, Pakistan ve Türkiye gibi tarihi Fars etkisine sahip olan bazı ülkelerdeki Müslüman topluluklar, bu ay için Ramazan veya Ramzan kelimesini kullanırlar. Kürtçede bu isim Remezan iken, Endonezcede ise İngilizcede olduğu gibi Ramadan’dır. Bangladeş’te ise bu ayın adı yerine Romzan veya Ramajāna kelimesi kullanılır.

Bunun yanı sıra, çoğu Müslüman ülkede Ramazan ayı ”11 Ayın Sultanı” olarak da anılmaktadır.

Hicri Ay takviminde toplam 12 ay olmasına rağmen bu tabir, Ramazan’ın diğer aylardan daha üstün olduğu ve dolayısıyla Ramazan’ın geriye kalan 11 ayın sultanı olduğu kabul edilerek verilmiştir.

Orucun önemi ve farz kılınması

Orucun farz kılınması

Düzenle

Kur’an’da adı geçen ve değerine vurgu yapılan tek ay, Ramazan ayıdır. Müslümanlara oruç, hicretin 2. yılında (miladi 624) farz kılındı. Orucun farz kılındığını bildiren ayetlerin hemen ardından, Ramazan’ın “Kur’an’ın indirildiği ay” olduğu belirtilir ve bu aya ulaşanların oruç tutması emredilir. Bu konuyla ilgili ayetler şöyledir:

“ Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı… (Kur’an, Bakara Suresi, 183-185. ayetler.

Hicri takvime ne zaman geçildi

Hicrî takvime geçiş

Düzenle

Ömer’in hilafeti zamanında Arap Yarımadası’nda Persler, Romalılar ve başka medeniyetlerin kullandığı Güneş ve Ay takvimleri kullanılmaktaydı. Hicaz ve Asir bölgelerinde ise hem Güneş hem de Ay takvimi kullanılıyordu.

Miladi 639 yılında takvim oluşturma fikri ortaya çıkınca, yapılan istişareler sırasında h.z. Muhammed’in damadı, kuzeni ve sahabesi olan h.z. Ali bin Ebu Talib, oluşacak takvimin başlangıç tarihi olarak Peygamber h.z. Muhammed’in Medine’ye hicretini önermiştir.

H.z. Ali’nin bu görüşü kabul edilmiştir, fakat h.z. Peygamber’in hicretinin Ay takviminin ilk ayı olan Muharrem’e değil de Rebiülevvel ayına denk gelmesi sonucunda tarih geriye alınmıştır.

Buna göre Hicrî takvimin başlangıcı, Miladî takvime göre 23 Temmuz 622 tarihine denk gelir. Yılın dokuzuncu ayı da böylece Ramazan olur. Ramazan ayından önceki hicrî ay Şaban, Ramazan’dan sonraki ay ise Şevval ayıdır.

1 yılı 354 ya da 355 gün olarak alan, 12 kamerî aydan oluşan, İslam peygamberi Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretini (622) başlangıç yılı (1. yıl) kabul eden Hicri takvim, Ay’ın Dünya çevresindeki dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Hicretin Muharrem ayı, yani takvimin başlangıç günü ya da ayıyla bir ilgisi yoktur.

Hicrî takvimin Ay takvimi olması sebebiyle, bu takvimdeki ayların mevsimlerle ilişkisi yoktur.

Yani her ayın Güneş takvimine göre her yıl pozisyonu değişir ve böylece aylar mevsimler arasında gezinir; dolayısıyla belirli bir mevsimin ayı olmazlar. Bu sebeple Ramazan ayı ve oruç dönemi her sene değişir ve mevsimler arasında gezinir.

İslam dininde ramazan ayı önemi

Müslümanlarca sabır, ibadet, rahmet, mağfiret ve bereket ayı olarak kabul edilen, büyük bir coşku ve heyecanla karşılanan Ramazanın başlıca özelliklerinden biri, Kur’an’ın bu ayda indirilmeye başlanmış olup ayet ve hadislerde bin aydan daha hayırlı olduğunun bildirilmesidir.

Müslümanlara Kur’an’ın ilk ayetlerinin vahyedildiği Kadir Gecesi, bu ayın içindedir. Hangi gün olduğu bilinmemekle birlikte Ramazan ayının 27. gecesi, Kadir Gecesi olarak kabul edilmektedir.

Bazı İslam bilginlerine göre ve hadislere göre ise Kadir Gecesi, Ramazan ayının son 10 günü içerisinde yer almaktadır. Hangi gün olduğu kesin olarak bilinmediği için Müslümanlar, Ramazan’ın bu son 10 gününü dikkatli ve bilinçli bir şekilde geçirirler.

Kadir Gecesi ile ilgili olarak, Kur’an’ın 97. suresi olan Kadir Suresi’nin ilk üç ayetinde ”Şüphesiz, biz O’nu Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” denmektedir.

 

Bu ayda Müslümanların Ramazan orucunu tutmaları farzdır. Ramazan orucunun tutulduğu bu ay boyunca, gün doğumundan önceki alacakaranlık (imsak) ile gün batımından sonraki alacakaranlık (iftar) arasında yemek, içmek ve cinsel ilişkide bulunmak Müslümanlara yasak kılınmıştır.

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, kendinize zulmetmekte olduğunuzu bildi ve tövbenizi kabul edip sizi affetti.

Artık eşlerine yaklaşın ve Allah’ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Şafağın aydınlığı gecenin karanlığından ayırt edilinceye kadar yiyin, için. Sonra da akşama kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte, siz mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah’ın koymuş olduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın.

Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, ayetlerini insanlara böylece açıklar.

İftar yemeği ne demek İftar yemeği önemi nedir

Bakara Suresi’ne göre, Kur’an’ın İslam Peygamberi h.z. Muhammed’e gönderilmesi Ramazan ayında başlamıştır ve bu ay içinde “oruç” tutmak Müslümanlara emredilmiştir. İlgili ayet şöyledir:

“ (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. (Kur’an, Bakara 185).

Dünyanın her yerindeki Müslümanlar, mübarek Ramazan ayında şafaktan alacakaranlığa kadar dünyevi arzulardan kaçınırlar. Yaptıkları bu alıştırmanın ulaşmaya hizmet ettiği birçok amaç vardır:

Oruç, böyle zamanlarda umutsuzca ihtiyaç duyulan kalplerimize empati kurmayı amaçlar. Toplumun imtiyazsız bireylerinin acılarını ve ıstıraplarını hissetmeye teşvik eder.

Ramazan ayında oruç tutanların imsak saatinden, yani sabah namazı vaktine girmeden önce, belirli saatte yedikleri yemeğe ve bu yemeğin yendiği zaman aralığına ”sahur” denir. Gün sonunda akşam ezanı okununca orucun açılmasına ve bu esnada yenen yemeğe ise ”iftar” denir.

Sahur ne demek kısaca

Sahur, sabahın erken saatlerinde, orucun başlamasından önce, yani imsak vaktinden önce Müslümanlar tarafından tüketilmesi sünnet olan son yemektir.

Sahur, Ramazan ayında normal günlerdeki geleneksel üç öğünün yerini alır (kahvaltı, öğle ve akşam yemeği). Sahurda genellikle daha hafif olan kahvaltılık yiyecekler tüketilir.

Ramazan ayında Müslüman nüfusunun çoğunlukta olduğu ülkelerde, görevi insanları gece vakti sahur için uyandırmak olan kişiler bulunur. Bu kişilere musaharati denmektedir. Bu kişiler genellikle davul ve maniler ile sokaklarda gezerek insanları uyandırırlar.

Bu gelenek Endonezya, Bangladeş, Mısır, Suriye, Sudan, Pakistan, Suudi Arabistan, Ürdün ve Filistin gibi ülkelerde hâlâ uygulanmaktadır.

Ramazan ayında Müslümanların oruç tutmadan önce yedikleri son yemek olan sahur, İslami gelenekler tarafından nimetlerin bir faydası olarak kabul edilir.

Çünkü oruç tutan kişinin, orucun neden olduğu huysuzluk veya zayıflıktan kaçınmasını sağlar. Müslümanlar, Muhammed Peygamber’in ”Sahur yemeği yiyin, zira sahurda bereket vardır.” sözü dolayısıyla sahur yemeğine çok önem verirler.

Sahur ne demek kısaca

Sahur ne demek kısaca

 

İftar ne demek kısaca

İftar, Ramazan ayında Müslümanların oruçlu geçirdikleri günün sonunda akşam ezanı okunduktan sonra (güneşin batmasında) yenilen yemektir.

İftar, Ramazan’ın dini geleneklerinden biridir ve genellikle bir topluluk olarak, Müslümanların oruçlarını birlikte açmak için bir araya geldikleri şekilde yapılır. Yemek, gün batımına yakın akşam ezanından hemen sonra tüketilir.

İftar sofralarında genel olarak, sahurdakinin aksine biraz daha ağır yemekler bulunur.

Geleneksel olarak bazı Müslümanlar, İslam peygamberi h.z. Muhammed’e öykünerek oruçlarını hurma ile açmayı tercih ederler. Hurma olmadığında ise, su ile açarlar.

Maddi imkâna sahip olanların, özellikle fakir kimselere iftar yemeği yedirmesi güzel bir davranış olarak görülür. Peygamber h.z. Muhammed de Müslümanları orucunu açacak kimseleri sofralarında bulundurmaya teşvik ettiğinden dolayı bazı Müslümanlar buna son derece önem verirler.

Oruç ve iftarların fert ve aile hayatında taşıdığı öneme paralel olarak, İslam toplumlarında öteden beri birçok Ramazan âdeti ortaya çıkmış ve bir dizi iftar geleneği oluşmuştur.

iftar ne demek kısaca

iftar ne demek kısaca

 

Teravih namazı farz mı vacip mi

Terâvih namazı, kutsal Ramazan ayında her gece kılınan bir nafile namazdır. Teravih kelimesi, “dinlenmek ve rahatlamak” anlamına gelir ve Arapçadan türetilmiştir.

Erkekler ve kadınlar için sünnet-i müekkede (h.z. Muhammed Peygamber’in devamlı şekilde işlediği, fakat nadiren terk etmiş olduğu, vacip ya da farz olmayan amelleri) olarak kabul edilir ve yirmi rekat cemaatle kılınır. Tek başına da kılınabilir.

Cemaat ile kılınması daha makbul görülür. Her iki rekatta veya her dört rekatta ara verilerek kılınır. Sekiz rekatta da kılınabilir.

Teravih namazının vakti, yatsı namazından sonra başlar ve sabah namazı vakti gelinceye kadar devam eder. Teravih namazı vakti içinde kılınmazsa, vakti dışında ne cemaatle, ne de tek başına kazâ (telafi) edilmez.

Teravih namazını başlangıçta cemaate bizzat kıldıran Peygamber Muhammed, Müslümanların yükünü arttırabileceği düşüncesiyle bu uygulamadan vazgeçmiştir.

Onun bu namazı iki veya üç gün mescitte kıldırdığı, cemaatin gittikçe çoğaldığını görünce ise mescide çıkmadığı ve bunu, Allah’ın bu namazı farz kılabileceği endişesiyle yaptığını söylediği rivayet edilir.

Teravihin tek başına kılınmasına Ebû Bekir döneminde devam edilmiştir. Bu uygulamanın camide meydana getirdiği dağınıklığı, artık farz kılınma ihtimali bulunmadığını ve Peygamber’in konuyla ilgili sözünden çıkan anlamı dikkate alan Ömer, 635 yılında Ubeyy bin Kâb’dan cemaate teravih namazı kıldırmasını istemiş ve bu uygulama günümüze kadar sürmüştür.

Ramazan” da Kur’an Okunması

Müslümanlar, Ramazan’ın otuz günü boyunca, otuz cüz’den (bölümden) oluşan Kur’an’ın tamamını okumaya teşvik edilir. Bazı Müslümanlar, ay boyunca gözlemlenen otuz teravih seansının her birine bir cüz’ün okunmasını dahil eder.

Sonuç olarak birçok Müslüman, lar bu ayda kutsal kitap Kur’an’ın tamamını okumaya çalışır (hatmetmek).

Zekat ve Fitre nedir kimlere verilir kimler verir

Terim olarak “asli ihtiyaçlar” dışında nisab miktarı mala sahip olan ve bu sebeple zengin sayılan her Müslümanın, bu zenginliği üzerinden bir tam yıl geçtiğinde dinî yükümlülük gereği hayır amaçlı vermesi gereken miktara zekat denir.

Bu uygulama, İslam dininin şartlarından biri olarak zorunludur. Müslümanlar, Ramazan ayında iyi işlerin, yılın diğer zamanlarından daha cömertçe ödüllendirildiğine inanırlar. Sonuç olarak birçok Müslüman bu ay boyunca yıllık zekatlarının daha büyük bir kısmını, hatta tamamını verirler.

Bunun dışında fıtır sadakası veya fitre olarak bilinen bir zekat uygulaması da vardır. Buna göre, temel ihtiyaçların dışında yeterli miktarda mala sahip olan her Müslümanın Ramazan ayında vermesi vacip olan bir sadakadır.

Fitre kişi başına verilir. Ailedeki bütün bireylerin fitresini büyüklerden biri verir. Miktarı, bir kişinin günlük yiyecek ihtiyacı kadardır. Türkiye’de, her yıl kişi başına verilecek olan miktarı Diyanet İşleri Başkanlığı belirler.

Ramazan bayramı nedir kısaca özeti

Ramazan Bayramı veya halk arasındaki başka bir adla Şeker Bayramı, İslam âleminde Ramazan’ın bitişinin ardından üç gün boyunca kutlanan dinî bayramdır. Hicri takvime göre 10. ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır.

Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir. Ramazan Bayramı, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eder. Bayramın ilk günü oruç tutulmaz ve bu günde oruç tutmak mekruh veya haram olarak görülür.

Ramazan Bayramı’nın ilk gününde camilerde bayram namazı kılınır.[60] Bayram namazını genellikle erkekler kılar. Bayram namazından sonra ise hutbe okunur.

Bayram boyunca Müslümanlar eş, dost ve akraba ziyaretleriyle birbirlerinin bayramını kutlarlar. Bu ziyaretler esnasında genellikle kolonya, tatlı ve şekerlemeler ikram edilir.

Bayramda bakımlı ve temiz giyinmek âdettendir. Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır. Bayramda çocuklara, ailelerin bütçesi elverdiğince yeni kıyafetler alınır.

Bazı büyükler, ellerini öpen çocuklara hediye veya harçlık verirler. Çocuklar ufak gruplar hâlinde kapı kapı dolaşarak şekerleme toplarlar.

Ramazan Bayramı gelenekleri nelerdir

Ramazan Bayramı veya halk arasındaki başka bir adla Şeker Bayramı, İslam âleminde Ramazan’ın bitişinin ardından üç gün boyunca kutlanan dinî bayramdır. Hicri takvime göre 10. ay olan Şevval ayının ilk üç gününde kutlanır.[58] Bayramdan bir önceki gün, Ramazan ayının son günü olan arifedir.

Ramazan Bayramı, Ramazan ayı boyunca tutulması farz kılınan orucun da sonunu ifade eder. Bayramın ilk günü oruç tutulmaz ve bu günde oruç tutmak mekruh veya haram olarak görülür.

Ramazan Bayramı’nın ilk gününde camilerde bayram namazı kılınır. Bayram namazını genellikle erkekler kılar.

Bayram namazından sonra ise hutbe okunur. Bayram boyunca Müslümanlar eş, dost ve akraba ziyaretleriyle birbirlerinin bayramını kutlarlar. Bu ziyaretler esnasında genellikle kolonya, tatlı ve şekerlemeler ikram edilir.

Bayramda bakımlı ve temiz giyinmek âdettendir. Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır. Bayramda çocuklara, ailelerin bütçesi elverdiğince yeni kıyafetler alınır.

Bazı büyükler, ellerini öpen çocuklara hediye veya harçlık verirler. Çocuklar ufak gruplar hâlinde kapı kapı dolaşarak şekerleme toplarlar.

Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde kutlanan Ramazan ayı, çoğunlukla 30 gün sürmekle beraber 29 gün de sürmektedir. Bu, Ay’ın hilalinin görünüş zamanına göre değişmektedir.

Bu ayda Müslümanlar, İslam’ın beş temel farzından biri olan oruç tutma ibadetlerini gerçekleştirseler de, Ramazan ayı sadece oruç ayı olarak görülmez.

Müslüman toplumlarda bu ayda uygulanan bazı gelenekler, âdetler ve yalnızca bu aya özel olan uygulamalar da mevcuttur. Birçoğu eskide kalan uygulamalardan bazıları şunlardır:

Sahur ve iftar sofraları: Ramazan aylarında, akrabaların veya komşuların evlerine misafir olup iftar yemeğini birlikte yemek âdettendir.

Ramazan pidesi: Ramazan aylarında ekmek fırınlarında özel olarak hazırlanan, yüzeyine yumurta sürülebilen, üzerine susam veya çörek otu serpiştirilen bir ekmektir.

Ramazan davulu: Ramazan ayında, sahur vakitlerinde mahalle aralarında gezinilerek insanları sahura ve oruca uyandırmak için davul kullanılır. Ramazan davulu, bu ayın vazgeçilmez âdetidir.

Zamanla bu gelenek teknolojiye yenik düşse de, günümüzde bazı Müslüman ülkelerde bu âdet hâlâ sürmektedir.
Askıda pide: Ramazan’da ekmek fırınlarında, gönüllü olarak birkaç ekmek veya pide, dükkânın önünde bulunan askıya bırakılır.

Amaç, çok fakir olup da ekmek almaya gücü yetmeyen kimselerin bundan faydalanmasıdır.
İftar topu: Müslümanların oruçlu geçirdikleri gün sonunda, akşam ezanı vaktiyle birlikte iftar vaktinin geldiğini haber veren top ateşidir.

Osmanlı döneminden kalmadır. Günümüzdeki gibi ses sistemlerinin olmadığı devirlerde bir zaruret iken, bugün gelenek şeklinde bazı Müslüman ülkelerde sürdürülür.

Veresiye defterinden tanınmadık birisinin borcunu silme: Osmanlı İmparatorluğu döneminden kalma bir gelenektir. Maddi olarak durumu yerinde olan birisi, bir bakkala veya markete giderek veresiye defterinden rastgele bir sayfa kopartır ve o sayfada bulunan toplam borcu öder.

Bundan dolayı borcu ödeyen de, borcu ödenen de birbirlerinden habersiz olur.
Hacivat ve Karagöz gölge oyunu: Ramazan ayına özel olarak düzenlenen Ramazan şenliklerinde, genellikle gölge oyunu oynatılır.

Ramazan şenlikleri: Bu aya özel olarak düzenlenen şenliklerdir. İftar ile sahur vakti aralığında düzenlenirler.
Cami minarelerine mahya asmak: Ramazan ayı gelince, cami minarelerine ışıltılı, aydınlatıcı, sade, hoş ve güzel sözlü süslemeler yapılır.

Bunlara mahya denir. Mahyalara genellikle ”Hoş Geldin 11 Ayın Sultanı!”, ”Ya Şehri Ramazan!”, ”Ramazan Geldi Hoş Geldi!” gibi cümleler yazılır.

Sahur ne demek kısaca tanımı

Ramazan’da, gece yarısından sonra kalkılıp yiyilen yemeğe sahur denir. Sahur sofralarında genellikle kahvaltılıklar ve hafif yiyecekler yer alır. İftar sofralarında ise biraz daha ağır yiyecekler veya midenin rahatsız olmaması için sulu yemekler (çorba) bulunur. Tatlılar ise, çoğunlukla iftar yemeğinden sonra tüketilir.

Ramazan ayının dünyadaki yeri ve önemi

ABD’li Pew Araştırma Merkezi’nin dünya çapında 38.000’den fazla Müslüman ile yaptığı 2012 tarihli bir anket, Ramazan ayının yaygın bir şekilde kutlandığını gösteriyor. Anket yapılan 39 ülke ve bölgede elde edilen %93’lük bir veri, Müslümanların kutsal ayda oruç tuttuklarını söylüyor.

Müslümanlar arasında oruç tutma oranının yüksek olduğu bölgeler arasında Güneydoğu Asya, Güney Asya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Afrika Boynuzu ve Sahra Altı Afrika’nın çoğu yer almaktadır.

Yüzdeler, Orta Asya ve Güneydoğu Avrupa’da daha düşüktür. Ayrıca, bu 39 ülkedeki Müslümanların ortalama %77’si zekat verdiklerini de söylüyor.

Oruç nedir nasıl tutulur anlatınız

Ramazan orucu, sağlıklı bireyler için güvenli kabul edilir; ancak önceden belirli koşullara sahip bireyler için risk oluşturabilir. İslam alimlerinin çoğu, hasta olanlar için oruç tutmanın gerekli olmadığını söylerler. Ayrıca aşırı yaşlılar ve ergenlik öncesi çocuklar da oruç tutmaktan muaftır.

Hamile veya emzikli kadınlar ise bazı görüşlere göre Ramazan ayında oruç tutmaktan muaf tutulurken, bazı görüşlere göre ise sadece oruç tutmanın kendilerine veya bebeklerine zarar vermesinden korktukları takdirde muaf tutulurlar.

Sahur ve iftar vakitleri arasında su alımı azaldığı için vücutta terleme hızlanırken, sıvı kaybı da artıyor.

Uzmanlara göre iftar ve sahur vakitlerindeki öğünlerde karbonhidrat ve bazı yağların gerekli düzeyde alınması, enerji üretimi için şarttır. Aynı zamanda dengeli bir biçimde protein, tuz ve su gibi besinleri almak da önemlidir.

İngiltere’deki Cambridge Üniversitesi Hastanesi’nin Anestezi ve Yoğun Bakım Danışmanı Dr. Razeen Mahroof, orucun bazı faydalarına değinerek, “Gündelik hayatta çok daha fazla kalorili gıda alıyoruz ve vücudumuz, hastalıkları atlatmak gibi önemli görevleri yerine getiremez oluyor.” demiştir.

Mahroof, “Oruç sırasında bu durum yeniden dengeleniyor. Vücut yeniden daha önemli fonksiyonlarına odaklanıyor, enfeksiyonlarla savaşması ve hastalıklardan iyileşmesi de kolaylaşıyor.” diye devam ediyor.

Oruç, birçok uzmana göre genel olarak sağlığa faydalıdır. Yine Dr. Mahroof, bunu bir şarta bağlamaktadır: “Oruç tutmak neyi ne zaman yediğimize odaklanmamızı sağladığı için sağlığa faydalı, ama Ramazan’daki bir aylık dönemi uzatıp sürekli oruç tutulmasını önermiyoruz.

Ramazan ayinda neler yasak

İslam dini, Ramazan aylarında gayrimüslimlerin gündüz vakti katiyen yemek yememeleri hakkında hiçbir şey söylemez. Ancak bazı Müslüman ülkelerde, Ramazan’da gündüz saatlerinde halka açık yemek yemek suçtur. Mısır’da Ramazan ayında alkol satışı yasaktır.

Ramazan ayında halka açık bir yerde yeme, içme veya sigara içme, Kuveyt, Suudi Arabistan, Cezayir ve Malezya gibi ülkelerde para cezasına veya hapis cezasına neden olabilir. Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise ceza, toplum hizmetidir.

Bazı ülkelerde ise, vakti zamanında Ramazan’ın kutlanması kısıtlandı. SSCB döneminde Ramazan uygulaması yetkililer tarafından bastırıldı. Arnavutluk’ta, komünist dönemde Ramazan şenlikleri yasaklandı; ancak birçok Arnavut bu dönemde gizlice oruç tutmaya devam etti.

Çin’in Sincan bölgesinde 2012’den beri Ramazan orucunun yasaklandığı yaygın olarak bildiriliyor. Hükümet tarafından oruçluyken yakalananlar, bir “yeniden eğitim kampına” gönderilebilir.

Bazı ülkeler ise değiştirilmiş çalışma programları uygular. Birleşik Arap Emirlikleri’nde çalışanlar günde altı saatten ve haftada otuz altı saatten fazla çalışamazlar. Katar, Umman, Bahreyn ve Kuveyt de benzer yasalara sahiptir.

Dünyada oruç saatleri

Uzaydaki Müslüman astronotlar, dini uygulamalarını Dünya’daki son konumlarının zaman dilimine göre planlarlar. Örneğin bu, ABD’nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi’nden fırlatılan Malezyalı bir astronotun, orucunu Florida’nın doğu saatindeki gün doğumu ve gün batımına göre ayarlayacağı anlamına geliyor. Buna, günlük namaz vakitleri ile Ramazan için gün batımı ve gün doğumu da dahildir.

Kutup bölgelerinde oruç saatleri

Şafaktan gün batımına kadar geçen süre, Güneş’in yaz veya kış gündönümüne göre dünyanın farklı yerlerinde değişir. Çoğu Müslüman, Ramazan ayında 11 ila 16 saat kadar oruç tutar.

Ancak kutup bölgelerinde, yaz aylarında şafak ile gün batımı arasındaki süre 22 saati geçebilir. Örneğin, 2014’te İzlanda’nın başkenti Reykjavik ve Norveç’in Trondheim kentindeki Müslümanlar, neredeyse 22 saat oruç tutarken, Avustralya’nın Sidney kentindeki Müslümanlar ise sadece yaklaşık 11 saat oruç tuttular.

Kesintisiz gece veya gündüz ile karakterize edilen bölgelerde, bazı Müslümanlar gün doğumu ve gün batımının yaşandığı en yakın şehirde gözlemlenen oruç programını takip ederken, diğerleri Mekke saatini takip eder.

Ramazan etkinlikleri nelerdir

Türkiye’de Ramazan ayı boyunca çeşitli televizyon kanallarında, Ramazan ayı ile ilgili ve özellikle de sahur ile iftar vakitleri arasında yayınlanan programlar bulunur. Bu programlar genellikle din, yemek, seyahat ve gelenek gibi temalar üzerine kurulur.

Bu programların en ünlüsü ve en rağbet göreni, yaklaşık 10 yıldır Atv kanalında yayınlanan Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu’nun sahur ve iftar programlarıdır. Önceleri İstanbul’daki Sultanahmet Meydanı’nda halka açık bir şekilde yayınlanan program, son 2 yıldır COVID-19 pandemisi nedeniyle yayınlarını Atv stüdyolarında halka kapalı bir şekilde sürdürmektedir.

Ramazan ayında, TRT Çocuk kanalında Ramazan Tayfa, Ramazan Davulcusu ve Köpeği, Çomar Tomar Kömür, Ramazan Güncesi, Bizim Diyar gibi bu ayla ilgili olan çizgi filmler yayınlanmaktadır.

2019 yılının Haziran ayında, o senenin Ramazan Bayramı haftasında, TRT 1’de yayınlanan Dengi Dengine isimli 5 bölümlük mini dizi, Ramazan ayını konu almıştır.

Türkiye’de bazı haftalık diziler, Ramazan ayı geleneklerini ve yaşantılarını bu ay süresince dizinin senaryosuna aktarabiliyorlar.

Günümüzde Ramazan ayı, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkelerde büyük çapta kutlanırken, dünyanın neredeyse tüm diğer ülkelerinde ise küçük çapta da olsa kutlanmaktadır.

kaynak

0
NedenNedir 2023-01-23T15:48:08+03:00 0 Cevap 10 görüntüleme Çaylak 0

Bir cevap bırakın

Araştır

Yanıt vererek Hizmet Şartları ve Gizlilik Politikası'nı kabul etmiş olursunuz.